Cüzzamla Savaş Derneği tarafından 67. Dünya Cüzzam Günü “Merhaba Yaşamak” temalı, Türkan Saylan’ın yaşama kattıkları sempozyumunun 11.sini Bakırköy Belediyesi İspirtohane Kültür ve Sanat Merkezi’nde düzenledi.
Türkan Saylan‘ın kıymetlileri lepralı hastalara cerrahlık sanatıyla müdahaleler yaparak el ve ayaklarını kullanabilmelerini sağlayan hekimler ve sanatçı dostları bir araya geldi.
Sempozyum iki oturumda yapıldı. Açılışı saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile yapılan sempozyumda, programının yoğunluğu nedeni ile ilk konuşmayı Bakırköy Belediye Başkanı Dr. Bülent Kerimoğlu yaptı. Bülent Kerimoğlu, “Türkan Saylan hocaya ve yaptıklarına şükran borçluyuz. Birçok sıfatım var ama en önemlisi Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği üyeliğimdir” dedi.
Açılış konuşmalarından sonra sempozyumun birinci oturumunun ilk konuşmacısı Türkan Saylan’ın yol arkadaşı, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Genel Başkanı ve Cüzzamla Savaş Derneği Başkanlığını da yürüten Prof.Dr. Ayşe Yüksel, Türkan hocayla başladıkları ve halen yürütmeye devam ettiği çalışmaları anlattı.
Yüksel, “Türkan Saylan, lepra hastalarını tıbbı tedavi etmenin yanında sosyal açıdan da iyileştirdi ve bu yönüyle dünyada da öncü oldu. Lepra hastalarının fiziki olarak tedavilerinin yanında sosyal hayatlarının da iyileşmesi için çalışmalar yürüttü. Yakınlarının okumasına yardım edip, burslar verdi. Bunun yanında lepra hastanesinin kurulmasına, lepra hastalarını tedavi edecek sağlık personelin yetişmesine öncülük etti. Aynı zamanda Lepralı hastaların hasta hakları konusunda yaptığı çalışmaları Birleşmiş Milletlere taşıdı. Ülkemizde de yasal düzenlemeler konusunda bizzat çalışma yürüttü.” dedi. Ayşe Yüksel, bütün bu çalışmalarda Türkan Saylan hoca ile omuz omuza birlikte çalıştıklarını ve onun çizdiği yolda her alanda çalışmalara devam ettiklerini anlattı.
Sempozyumun birinci oturumunun ikinci konuşmacısı Prof. Dr Türker Özkan, lepra deneyimleri hakkında detaylı bir sunum yaptı. Türker Özkan da Lepra hastalığı konusunda dünya çapında uzmanlardan eğitim almış ve dünya çapında bilinen lepra hastanelerinde birebir çalışmış bir doktor olarak Lepra hastalarının iyileştirilmesi konusunda deneyimlerini paylaştı. Özkan, Türkan Saylan hoca ile süren yol arkadaşlığını ve onun verdiği bu görevi halen sürdürdüğünü söyledi.
Sempozyumun ikinci oturumunda Türkan Saylan ve Sanat başlığı altında ilk konuşmacı Tiyatro Sanatçısı Dilek Türker‘di. Dilek Türker, Türkan Saylan’ın hayatını “Türkan Işık Yolcusu” oyunu ile sahneye taşımıştı. Dilek Türker, Türkan Saylan ve Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’ne hayran olduğunu, Türkan Saylan’ın hem lepralı hastaları iyileştirdiğini hem de eğitime verdiği destekle toplumu iyileştirdiğini söyledi. Türkan Saylan ve arkadaşlarının yaşadıklarını görünce bazen yaşadıklarımızdan yorgunluk duyduğumda kendimden utanıyorum ve onları düşününce tekrar mücadele enerjisi geliyor dedi. Türkan Saylan’ın “asla vazgeçme” sözünü asla unutmadığını söyledi. Kendisinin muhalif tutumu yüzünden televizyonlardan yasaklı olduğunu, oyunları için devlet desteğinin kesildiğini de sözlerine ekleyen Türker “Türkan Saylan’ın asla vazgeçmek yok bir çaresi muhakkak vardır sözünü asla unutmuyorum” dedi. Dilek Türker konuşmaları arasında Türkan Saylan için sahnelediği oyundan parçalar sundu.
Sempozyumun ikinci oturumunda konuşmacı olan, İranlı ressam Arezou Behrang, Türkan Saylan ile kurduğu bağı anlattı.
Son olarak Türkan Saylan hocanın hayranı ve Lepra Derneği için her zaman katkı sunmuş sanatçımız Atilla Atasoy sevilen şarkıları seslendirdi.
Etkinlik Türkan Saylan’ın sevdiği lezzetlerin ikramı ile tamamlandı.
Haber-Fotoğraf: Nasuh Bektaş